Bir Anadolu Kültürü: Mırra


Güney Doğu Anadolu bölgesinde özel bir anlamı olan bu acı kahvenin oldukça fazla faydası

vardır.

Dikkat toplama ve konsantrasyon arttırmada oldukça etkilidir.

Aşırı tüketimden

kaçınılırsa mırra, baş ağrısına, selülite ve karaciğer hastalıklarına iyi gelmektedir.

Mırra, yapılışı ve sunumuyla Urfa’ya özgü acı bir kahvedir.

Mırra’nın yapılışı:

Özel bir kahve çekirdeği yoktur.

Kahve yoğrulup dibek adı verilen havana

konulur.

Taneleri çok incelmemelidir.

Kahve çekirdeklerini telvesi ayrılana kadar kaynatınız.

Bir süre sonra kahvenin üzerinde kalın bir

sıvı oluşuyor.

Bu sıvı kahvenin şerbetidir.

Bu şerbet mırra için özel olarak hazırlanmış

güğüm benzeri bir kaba konuluyor.

Kaynama işine bu kapta devam ediyoruz.

Ancak üzerine 2-

3 kilo kahve çekirdeği ekliyoruz.

Taşmamasına dikkat etmelisiniz.

Üzerine bir miktar su

koyunuz.

Çekirdek ve su ekleme işini 5-6 defa tekrarlayınız.

Sonuç olarak uzun süre

kullanılabilen acı bir kahve elde ediyoruz.

Bu işlemlerden sonra kahveyi soğumaya bırakıyoruz.

Soğuyan kahveyi imibik veya daha büyük cezvelere alıyoruz ve burada tekrar ısıtıyoruz.

Kulpsuz bir fincana yarısını geçmeyecek şekilde dolduruluyor ve ikişer defa ikram

edilebiliyor.

Daha sonra fincan bir bez yardımıyla silinir ve yandaki misafire mırra aynı

şekilde verilir.

Büyükten küçüğe doğru herkese ikişer defa ikram edilmektedir.

Mırra yapılışının oldukça zor ve maliyetli olmasından dolayı ‘Ağa içeceği‘ olarak

adlandırılır.

Mırra yavaş yavaş ve şekersiz içilmektedir.

Ancak mırraya tat vermesi için bir

baharat olan kakule bırakılabilinir.

İlgili İçerikler
Yorumlar

Bir Cevap Yazın