Aşırı Alınganlığın Psikolojik Nedenleri


Çevremizdeki insanların bize karşı davranışlarını, söyledikleri sözleri, hal ve hareketlerini kendimize göre yorumlayıp onlara karşı mesafe koyar ve daha sonra kendimizi bir çeşit karmaşık duyguların içinde buluruz.

Bu duyguları içselleştirerek psikolojik bir sorun haline getiririz.

Bu sorunlardan sonra kendimizi mutsuz, öfkeli, değersiz bir duygu içine sokarız. 

Aşırı alınganlık insanı depresifliğe iter.

Bunun sonucu herkese karşı kararlı bir tutum sergileriz.

Aile, iş, arkadaş ve okul hayatımızı bu yanlış davranışlar sonucu çıkmaza sürükleriz.

Ayrıca aşırı alınganlar bir insanın ona bakışından ayrı ayrı anlamlar çıkarırlar.

Onlara karşı yapılan her hareketten, sözden bir şey çıkarmak gerekiyordur.

Aşırı alınganların birçok psikolojik sorunları ortaya çıkmaktadır.

Bunlar:

Alınganlık; yaşla birlikte yürüdüğü için bireyde kişilik bozukluğuna ve çekingenliğe sebep olur. 

Bu da kişinin yalnızlaşıp kendi kabuğuna çekilmesiyle sonuçlanır.

Kişide özgüven eksikliği yaratır.

Hayatımız başkalarının hayatı üzerine kurulur.

İnsanların ne dediği, bizim hakkımızda ne düşündüğü onlara göre çok önemlidir.

Bu da psikolojik olarak bireylerin başkalarının etkisi altında yaşamasına neden olur.

Kişiye psikolojik olarak şüphecilik duygusunu yükler.

Yaşadığı her şeyden yanılma, şüphe hissi duyar.

Çöküntü yaşar.

Nörasteni diye psikolojik bir hastalık oluşur. Bu, kişilerin en küçük hareketten bile aşırı derecede rahatsızlık duymalarıdır.

Ardından da bununla birlikte endişe duyma, iştahsızlık, kilo kaybı başlar.

Nörastenik hastalar sinirli, uykusuz, bir konuya odaklanamamak, baş ağrıları, uykusuzluk, yorgunluk, gerginlik, depresyona girme gibi şikayetleri bulunmaktadır. 

Kendi kendilerine kuruntu yaparlar.

Aslında karşıdaki bireyin her zaman yaptığı, kırıcı olarak söylediği bir söz, davranış yoktur.

Sadece bunu aşırı alınganlık düzeyine getirdikleri için böyle anlaşılmaktadır.


CEVAP VER