Dünyada Gidilmesi En Zor Yerler


Bir de dünyada gidilmesi en zor yerler dikkat çekmektedir.

Bu yerlerden bir tanesi Tristan - Cunha Adası olmaktadır.

Bu yer, Güney Afrika'da bulunmaktadır.

Güney Afrika'nın tam ortasında bulunan bu alan, küçük bir köy olarak biliniyor.

Söz konusu olan adada yalnızca üç yüz kişi yaşam sürüyor.

Bunun dışında köy halkının sahip olduğu hayvanlar ise üç yüz sığır ve beş yüz koyun olmaktadır.

Ulaşım ise tam bir sorun haline gelmiştir.

Adada havaalanı bulunmuyor.

Bu yüzden adada yaşana halk, ihtiyaçlarını karşılaştırmak için senede yalnızca sekiz kez Güney Amerika'dan gelecek olan gemiyi beklemek durumundadırlar.

Adada yaşanılması için bir iş imkanı sunulmaktadır.

Seracılık, hayvan bakıcılığı ve bağcılık gibi tarım işleri adada edinilebilen iş imkanları arasında yer alıyor.

İş dışında kalan vakitlerde ise cafe, yüzme havuzu ve dans salonlarında vakit geçirilebilmektedir.

Avustralya'da bulunan Coober Pedy, ulaşımı en zor şehirlerden bir tanesi olmaktadır.

Avustralya genel olarak ulaşımı en zor olan ülkelerden bir tanesidir.

Bu şehre ilk bakışta yerleşmesi delilik olarak değerlendirilse de 1915 senesinde geniş opal rezervleri keşfedilmesi ile az da olsa mantıklı olmaya başlıyor.

Ardından madenciler yüksek sıcaklıklara dayanamayıp, şehri yer altında kurmaya karar veriyorlar.

Yüz yıl sonra, günümüzde ise burası turistler için ilginç bir mekan olmuştur.

Hem kültürel hem de ekonomik anlamda mirası olan iki bin nüfuslu Coober Pedy kasabasının yarısından fazlası yer altında yaşamaktadır.

% 95 oranda opal madenine sahip olan şehirde bu madenden ziynet eşyası ve süs eşyası yapılmaktadır.

Paskalya Adası, Şili kıyılarından 6500 km mesafede bulunmaktadır.

Rapa Nui olarak da bilinen bu yer uçsuz bucaksız Pasifik okyanusunun en ıssız yerlerinden bir tanesi olmaktadır.

Ada yaklaşık 180 km kare büyüklüğünde.

Bu adada günümüzde yalnızca dört bin insan yaşamaktadır.

1722 senesinde Hollandalı kaşif Jacop Roggeveen tarafından bulunan adada 1500 sene önce yerli halk tarafından, dev kayalardan oyulduğu düşünülen 887 adet heykel bulunuyor.

Bu heykellerin nasıl yapıldığı hala bilinemiyor.

Peru'daki Ant Dağları arasında bulunan La Rinconada, Güney Amerika bölgesinin ulaşılması en zor yeri olmaktadır.

Deniz seviyesinden tam 5 bin 200 metre yükseklikte olan bu küçük maden kasabası dünyanın en ıssız ve en rakımlı yeri olarak kabul edilmektedir.

Donmuş buz tabakası üzerinde bulunan kasabanın tek ulaşım yolu günlerce fırtına ve kar yağışı altında yapılan kamyon yolculuğu olmaktadır.

Yaşam bu bölgede ne kadar zor olsa da La Rinconada; altın madenciliği yapan yaklaşık otuz bin kişilik nüfusa sahiptir.

Antarktika, dünyanın en dip yaşam bölgelerinden bir tanesidir.

McMurdo İstasyonu, Antartika'nın da en dip noktası olarak kabul edilmektedir.

Dünyanın yaşam imkanları en kısıtlı olan bu yerdeki yaşayan tek canlılar araştırmacılar olmaktadır.

Gerçek olarak sürekli donuk halde bulunan bu istasyon, kıtanın kuzey ucundaki Ross Adasında bulunmaktadır.

Modern medeniyetlerden binlerce kilometre uzaklıkta bulunan adadan tekneler ile en yakın yerleşim bölgelerine gitmek aylar sürmektedir.

Adada bulunan üç iniş pisti, hava yolculuğu yapanlara kolaylık sağlayabiliyor.

Dünyanın en ıssız bölgelerine sahip olan yerlerinden bir tanesi de Avustralya olmaktadır. Cape York Yarımadası, kıtanın kuzeyinde bulunan el değmemiş doğaya sahip olan bir yerdir.

Aborjin kabilelerinden olan on sekiz bin kişilik bu yer, dünyanın medeniyetten uzak bölgelerinden bir tanesi olarak kabul ediliyor.

Burada yaşayan kabileleri ziyaret etmek için günler ve haftalar süren bir yolculuk yapılması ve tonlarca su depolanması gerekiyor.

Hint Okyanusunda bulunan ve küçük bir takım ada olan Kerguelen Adaları, Issızlık Adaları olarak da bilinmektedir.

Bu adaya hava ile ulaşım mümkün değildir.

Madagaskar'da bulunan Reunion Adası üzerinden yola çıkılarak, altı günlük tekne yolculuğu ile bu adaya ulaşım sağlanabiliyor.

Ada üzerinde yerel halk değil sadece Fransız araştırmacılar bulunuyor.

Pasifik Okyanusunda ulunan diğer bir ıssız ada da Pitcairn Adası olmaktadır.

Bu alanda yerel halk veya araştırmacılar bulunmuyor.

1784 senesinde denize indirilen İngiliz kargo gemisi HMS Bounty'nin öyküsünü taşıyan bu ada, söz konusu gemide çıkan anlaşmazlıklar sonucunda 50 denizciye ev sahipliği yapmıştır.

Adada günümüzde yalnızca 100 insan yaşıyor.

Bu kişilerin de denizcilerin soyundan geldiğine inanılıyor.

Çin'de bulunan Motua ili hala yol bağlantısı olmayan tek il olarak bilinmektedir.

Asya'nın medeniyetten uzak kalmış olan özerk belgelerden bir tanesi olan bu bölgeye Himalaya Dağlarında bulunan buzlu geçitlerden geçip, 200 metre yükseklikteki asma köprülerden geçerek ulaşılabiliyor.

Bu bölgeye gidebilen herkes, Budizm'in sahip olduğu en güzel oyma heykellerin yer aldığı, kutsal kabul edilen topraklara ulaşılabilmektedir. 

CEVAP VER