Gebelikte Beslenme Nasıl Olmalı

Bulantı ve kusmaları ve iştahsızlık nedeniyle ilk aylar  kilo alamamaları doğaldır. Kilo aldım diye de problem yapıp diyet yapmaya kalkmayın. Aldığınız kilolar doğumda ve emzirme döneminde lazım olacak. Fakat yine de alınan bu kiloların bir sınırı var.

Maksimum 14 kilo! 

Anne karnındaki bebeğin büyümesi ve gelişmesi, annenin günlük aldığı besinlerin plesanta aracılığı ile bebeğe taşınır. Fetus her koşulda enerji ve besin öğeleri gereksinimini annenin depolarından sağlamaktadır. Annenin hamile kalmadan önceki kilosuda önemlidir.

Gebeliğin başlangıcında şişman olan kadının fazla ağırlık kazanmasına gerek yoktur. Aşırı şişmanlık doğum zorluğuna neden olabilir. Yaşı küçük (18 yaş altı) ve fiziksel uğraşısı çok olan gebelerde; gebelik başlangıcında zayıf olan kadında bebeğin beslemesinde güçlük olabilir. Bu gebelerin 14-16 kg ağırlık kazanmaları istenir. Böylece genç yaşta gebe kalan kadın bir taraftan kendi, diğer taraftan da bebeğin büyümesini sürdürürken, vücudundaki besin öğeleri depolarını dengede tutmak zorundadır.

  • 18 yaş altı gebelerde,
  • 35 yaş üstü gebelerde,
  • sık aralıklarla (2 yıldan az ) gebe kalanlar, ve
  • çoğul gebeliği (ikiz, üçüz) olan kadınların, beslenmelerine daha dikkat etmesi gerekmektedir. 


Gebelikte Yetersiz ve Dengesiz Beslenmenin Bebeğe Etkileri

  • Zamanından önce erken doğum (prematüre),
  • Düşük doğum ağırlıklı bebek (doğum ağırlığı 2500 ün altında olanlar),
  • Ölü doğumlar,
  • Bedensel ve zihinsel gelişimi yetersiz bebek doğumları,
  • Folik asit yetersizliğine bağlı Nöral Tüp Defekti,
  • Yarık damak ve dudak gibi sorunlarla karşılaşılabilir.

Gebelikte en fazla görülen sorunlardan biri demir yetersizliği anemisidir. Bu durum genelde iki yıl ara vermeden yapılan sık aralıklı doğumlarda daha çok görülmektedir.

Gebelikte neden daha fazla demire gereksinimimiz vardır? 

Kanın bileşimlerinden biri de hemoglabindir. Hemoglabin , gelişen bebeğe plesanta ile oksijen taşınmasında görev almaktadır. Gebelik sürecinde ise annenin kan hacmindeki artışla birlikte hemoglabin miktarı azalma olmaktadır. Bu nedenle demirden zengin bir diyete ek olarak demir suplementleri gerekebilir. Demir suplementlerini aç karnına yada taze meyve suları ile birlikte alınması demirin vucutta emilimini arttırmaktadır. Hemoglobin düzeyinin 11-12 g/dl olması sağlıklı bir doğum için yeterlidir.

Bitkisel ve tek yönlü beslenen kadınlarda demir eksikliği anemisi sık görülmektedir. Demir kaynakları; et ve türevleri , sakatat, yumurta , koyu yeşil yapraklı sebzeler kurubaklagiller ve kuru üzüm ve incir gibi besinlerde bulunur. Tahıllarda bulunan fitatların demirin emilimini engellemesi nedeniyle tahıla dayalı beslenilmesi ve yetersiz beslenmeyek olarak aşırı çay kahve tüketimi anemiye neden olmaktadır. Gebe kadının günlük demir gereksinmesi 30mg/gündür.


Karbonhidratı Kesmeyin Sağlıklı Karbonhidrat Tüketin !!!

Gebelik süresince görülen diyabet , kan basıncının yükselmesine ve iri bebek yani 4500 gramın üzerinde doğumlara neden olabilmektedir

Gebelik şekerinde de normal diyabetteki gibi en önemli besin karbonhidratlı besinlerdir. Gebelikte protein ve yağ yeterli miktarlarda alınsa dahi eksik karbonhidrat bebeğin beyin gelişmi üzerinde olumsuz etkisi vardır.

Dikkat etmemiz gereken kısım basit şekerleri değil lif miktarı fazla olan , kan şekerimizi hızlı yükseltmeyen kompleks karbonhidratları tüketmemizdir. 

Kompleks karbonhidratlar ; tam tahıl taneleri , kepekli pirinç , makarna , bulgur , tam buğday ekmekleri, çavdar , yulaf v.b. Basit şekerler ise çay şekeri , reçel , bal ve marmelat gibi gıdalardır. Diyet programlarında karbonhidrat öncelikleri ekmek ve ekmek yerine geçenler ve meyvelerden oluşmalıdır. Karbonhidratların ne zaman ve ne kadar yenileceği öenmlidir.

Gestasyonel diyabette sıkıntı her zaman kan şekerinin yüksek olması değil düşük olması da olabilir ve bu tehlikeli bir durumdur. Bu  nedenle doktorun istediği ölçüde kan şekeri yaptırmak ve diyetisyenle birlikte beslenme programı yapılmalıdır.


Gebelikte Kolesterol

Hamilelik sürecinde vücut  fizyolojik ve hormonal bakımdan değişikliklere uğruyor. Lipid dengeside aynı şekilde değişikliğe uğrayan elementlerden biri. Hamilelikte kolesterol değerleri genel olarak yükseliş gösteriyor. Total kolesterol , LDL kolesterol , trigliseridler genel olarak yükseliş gösteriyor. Ve doğumdan sonra 1.5- 2 ay içinde düşüş gösteriyor. HDL  kolesterolde normale göre yüksek seyrediyor ve gebeliğin son 3 ayında düşmelere başlıyor.  Bu dalgalanma beslenmeye bağlı değildir ancak bu demek değildir ki yediklerimize dikkat etmeyelim. Bu durumlarda kolesterolden ve doymuş yağlardan zayıf beslenme şekli öneriliyoruz. Diğer kalp damar riskleiyle beraber değelendirerek doğru bir beslenmeyle bu dalgalanmalar kontrol altında tutulmalı. 

Kolesterolü yükselten besinler; 

  • karaciğer,beyin , böbrek gibi sakatatlar 
  • karides, midye , kalamar gibi kabuklu deniz hayvanları 
  • tam yağlı etler: sucuk,salam,sosis,pastırma,tavuk ve hindi derisi 
  • kaymak , krema , mayonez , çikolata ve yağlı soslar
  • yağda kızartma ve kavurmalar 
  • alkollü içkiler , hazır meyve suları , meşrubatlar
  • tereyağı , kuyruk yağı , iç yağı , margarin , et suyu , tavuk suyu , tam yağlı süt , yoğurt , peynirler

Gebelerde Kalsiyum ve Fosfor

İntrauterin dönemde kemik minerilizasyonunu anneden fetusa yeterli miktarda kalsiyum ve fosfor geçişi ile olmaktadır. Kalsiyum birikiminin %70 i gebeliğin son 3 ayında gerçekleşir.gebeliğin ilerlemesiyle annede kalsiyum miktarı düşerken fetusun kalsiyum düzeyleri 28. haftadan itibaren annedeki düzeylerin üzerine çıkar.Doğum sırasında kordonun kesilmesi ile birlikte anneye ait kalsiyum geçişi durur

Anneden bebeğe D vitamini plesantadan geçer. Bu nedenle eğer annede D vitamini düşük ise fetusun kalsitriol düzeyleri de düşük olacaktır.

Bu nedenlerden dolayı gebelik döneminde kalsiyum gereksinmesi artmaktadır.ve özellikle vejetaryan kadınların D vitamini ve kalsiyuım alımları çok düşük olacağından annede kemik yıkımı gerçekleşmektedir.

Ayrıca yetersiz kalsiyum alımı anne sütünün kalsiyum içeriğini azaltmakta ve bebeğe kalsiyum geçişi az olacağından dolayı kemik gelişiminde bozukluklar oluşturmaktadır. 

Süt , yoğurt , peynir , çökelek , pekmez , fındık , kurubaklagiller , yeşil yapraklı sebzeler kalsiyumun iyi kaynaklarıdır. Özellikle kalsiyumla zenginleştirilmiş sütler %40 daha fazla kalsiyum içerir. Bu sütlerden günde 2 su bardağı kadar içilmesi günlük gereksinmeyi karşılar.

Diyetten yeteri kadar kalsiyum alınamadığı taktirde kalsiyum kemiklerden çekilerek karşılanır. Sık doğumlar , güneş ışınlarından yararlanamama , hareket azlığı , yetersiz kalsiyum alımı kemik yumuşaması ve diş çürüklerine neden olur. Gebelerde günlük kalsiyum alımı 1300 miligramdır.


Folik Asit

Karaciğer , koyu yeşil yapraklı sebzeler, karnıbahar , et , yumurta , süt ve türevleri ile tahıllarda bulunur. 

Folik asit yetersizliğinde düşük doğum ağırlıklı bebekler , nöral tüp defektleri ve annede megaloblastik anemi görülür. Intrauterin yaşamın 4. haftasının sonuna kadar kapanması gereken nöral tüpün açık kalması nedeniyle kafatası kemiklerinin bir kısmının olmaması ,  beynin gelişmemesi, beyin ve zarlarının alın kısmından dışarı fırlaması , omurganın üzerinde olan zarla birlikte omurganın aka tarafındaki bir yarıktan fıtık şeklinde çıkması gibi malformasyonlar görülebilir. Bu hastalar erken yaşta kaybedilir yada tekerlekli sandalyeye bağlı kalabilir.

Folik asit yetersizliği demir ve B12 vitamin kaynaklarının günlük beslenmede yetersiz olmasından kaynaklanmaktadır. 

Folik asit yetersiz alımından çok besinlere uygulanan işlemlerle kayıplara uğradığı fazla alımı ise vitamin B12 eksikliğine yol açar.

Günlük gebe kadınlara beslenme ile 600 µg(mikrogram) gebelik öncesi ise günlük 400 µg folik asit tüketmeleri gerekmektedir. 

CEVAP VER