Kaybetmek İçin Doğanların Ortak Özellikleri


Başarısızlar, kaybetmek için doğanlar ve başarısızlık olgusu sıradan, olağan bir olay haline gelince kaybedenlerden bahseden az oluyor haliyle.

Tam da bu noktada kişisel gelişim ve sosyal başarı türünde kitaplar yazan kişisel gelişim uzmanı Mümin Sekman’ın “Kaybetmek için doğanların 10 ortak özelliği”  adlı makalesi imdadımıza yetişiyor.

Özellikleri okuduğunuzda siz de hak vereceksiniz, hatta " bak şu özellik şu kişide yada bende var." diyeceksiniz.

Mümin Sekman’ın sıraladığı özellikleri açıklayalım.

Kaybetmek için doğanların 10 ortak özelliği:

İç disiplin yetersizliği:

Başarısız insanların ilk ortak özelliği.

Bu insanların iradeleri zayıftır, kendi iç dünyasında kendisine verdiği sözleri tutamazlar.

İradesine sahip çıkıp bir hedef doğrusunda uzun süre ilerleyemezler. 

Başladığı işi bitiremeden yarıda bırakırlar, çabuk vazgeçerler.

Kendisine söz geçiremeyenlerin başkalarına söz geçirmesi ve olaylara yön vermesi beklenemez. 

Zaman kullanım bilincinde zayıflık:

  • Dünyada yaşayan tüm insanlar için her gün için 24 saat vardır.
  • Bu zaman dilimi başarısız insanlara da verilir.
  • Ne var ki kaybedenler, iradesini bir hedef doğrultusunda kanalize edemediğinden kaybedenlere bu zaman dilimi hiç yetmez.
  • Nakitten daha değerli olması gereken zamanlarını verimsizce harcarlar.

Başarıyı dış faktörlere bağlama eğilimi:

  • Kaybedenler; genellikle başarıyı şansa, talihe, kadere bağlarlar.
  • Bunun doğal sonucu kaybettiklerinde de şansızlık derler, kadere isyan ederler.
  • Şans faktörü hiç yok diyemeyiz.
  • Şans; çalıştıktan sonra ortaya çıkan bir sürprizden başka bir şey değildir.
  • Önce çalışmak gerekir. 
  • Hemen başarılı olamayız ama her gün başarıya bir adım daha yaklaşabiliriz.

Saydı tipi düşünmeye yatkınlık:

  • Hayatta başarılı olan insanlar önünde duran imkanlardan, mevcut durumdan nasıl başarılı olabilirim diye çabalarken, başarısızlar ise şöyle olsaydı şöyle yapardım diye başlarlar anlatmaya. 
  • “Saydı”lar bitmez, o kadar konuşurlar ki kazananların sesi kaybolur.
Arabeskleşmeye yatkınlık:

  • Başarısızların çoğu arabesk düşünceye meyillidirler.
  • Küçük bir olaydan bile kocaman bir tsunami havası estirebilirler.
  • Mutsuz olmayı neredeyse bir yaşam biçimi olarak görülürler.
  • Kendilerini üzerine bela çeken paratoner gibi görürler.

Atalet ve tembelliğe yatkınlık:

  • Hani bazen bir işi yaptığımızda, yapmadığımızda ne kazanacağımızı ne kaybedeceğimizi bildiğimiz halde yerimizden kalkamayız, elimizi kolumuzu bağlayan da yoktur.
  • Bu duygu kısa süreli olduğunda buna tembelliğe yatkın olma hali deriz.
  • Bu durum uzun sürüyorsa hatta yaşam biçimi haline geldiyse bu duruma “atalet” denir.
  • Atalet durumunda yaşayanların başarılı olması da mümkün değildir.
Kaybetme korkusundan kazanmaya kalkışmama:

  • Kaybedenlerin birçoğu denemekten korkarlar.
  • Bu korkunun arkasında kaybetme endişesi, başarısız olduğunda çevresindekilerin gözünde küçük düşme korkusu yatmaktadır.
  • Başarı fazla tekrardan, ısrar etmekten, sebat etmekten doğar.

Psikolojik iç sabotajlara yatkınlık:

  • Başarısız insanların kafası, başarı konusunda net değildir, çok karışıktır.
  • Kendilerini neyin başarıya götüreceği konusunda net bir fikri yoktur.
  • Şizofrenik bir ruh halinde bulunurlar.
  • Başarıya götüreceğine inandığı argüman bir bakmışsın birazdan başarısızlık sebebi olarak görülmeye başlamış.

Kendini geliştirmeye kapalılık, kurnazlığa yatmak:

  • Yeni şeyler öğrenmek, kendini geliştirmek zor olduğundan kaybedenler bundan kaçarlar ve işin katakulli kısmına yönelirler.
  • İşi kısa yoldan, yorulmadan yapmak isterler. 

Başarı hakkında yanlış yargılara sahip olmak:

  • Başarı konusu o kadar çok konuşulan bir konudur ki; nasıl siyaset konusunda herkesin bir fikri varsa başarı konusunda da herkesin bir fikri vardır.
  • İstese herkes kitap yazar bu konuda.
  • Başarılı insanlar doğru kişileri örnek alır, doğru yargılara inanırlarken; başarısız insanlar ise nereden duyulduğu belli olmayan hurafeleri örnek alırlar.


CEVAP VER