Kornea Naklinin Bilinmeyenleri

Kornea normal şartlar altında şeffaf bir yapıdadır ve eğer bu şeffaflığını yitirirse görme duyusunda ışığın yeterli kırılmadığından dolayı bir azalma gerçekleşecektir.

Kornea nakli yapan hastaneler ya kamu kurumları ya da üniversiteler tarafından oluşturulan göz bankalarıdır.

Asıl karıştırılan ve bilinmeyen yargı ise diğer doku ve organlarda olduğu gibi bir doku uyması aranmasının var olduğunu iddia etmektir.

Kornea naklinde doku uyuşmazlığı diye bir kavram söz konusu değildir.

Göz bankalarının yapmış olduğu çeşitli testleri sağlıkla geçen kornea, bağış yapılmak için rafa kaldırılır.

Yaklaşık olarak yarım saat ya da kırk beş dakika süren bir operasyondur.

Uyuşturucu damla ya da genel anestezi ile uyutma işlemleri gerçekleştirilir ve daha sonrasında kornea naklinin yapıldığı göze koruyucu gözlük takılır.

Bu operasyonun kesmeden olanı lazer ile yapılandır ve lazer ile yapılan kornea nakli diğerlerine gör iyileşme sürecinin daha kolay olduğu avantajlı bir operasyondur.

Nadir olan ve her türlü ameliyatta gerçekleşebilecek olan bir riski vardır; o da kanama.

Bunun haricinde bazı riskleri de elbette bulunmaktadır fakat çok fazla görülen durumlar değildir.

Nakil sonrası görmede tekrar azalma, ışığa karşı duyarlılaşma, gözde kızarıkların oluşması gibi göz sağlığı açısından tehtid oluşturan durumlar olur ise kornea naklinde doku reddi olduğuna dair belli başlı belirtiler var demektir.

Tabii böyle bir durum oluştuktan sonra tekrar bir operasyon ile kornea tabakasını almaları mümkün değildir.

Kortizonlu damla olarak bahsedilen bir ilaçla tedavi yöntemi ile bu sorunun çözülmesi muhtemeldir.

Fakat bu durum ilerler ve çözülemezse tekrar bir kornea nakline gidilmesi olasıdır.

CEVAP VER