Manik Depresif Nedir, Nasıl Tedavi Edilir

Manik depresif bozukluk yaşayan hastanın hayatı ikiye bölünmüş durumdadır. Bu ikiye bölünüm bazen gün içinde, bazen aydan ayda, bazen de mevsimden mevsime değişmektedir. Örneğin; sağlıklı bir insanda görülen ilkbaharda neşeli, sonbaharda biraz daha hüzünlü olma durumu manik depresif hastalarında çok daha aşırı ve yoğun bir şekilde tezahür eder. Kişi, mani dönemine girdiğinde çok daha neşeli, hareketli, umutlu ve iyimserdir. Mani dönemde gözle görülür bir fiziki coşkunluk gözlemlenir. Hasta, çok az saat uykularla çok büyük enerji patlamaları yaşar. Dışarıya dönük ve canlıdır.

Sık sık dışarılara çıkar, eğlenme odaklı ve dominant bir karakterdedir. Ancak bu neşeli ve pozitif olma durumu bir iyileşme belirtisinden çok bir taşkınlık halidir. Kişi çok konuşur. Saldırgan bir ruh hali içindedir. Yemeğe düşkünlük azalır. Onca uykusuzluk ve az beslenmeye rağmen, kişi müthiş enerji patlamaları yaşar. Bir açıdan bakıldığında mani dönemindeki hastalar, nörolojik kaynaklı fiziksel belirtiler gösterir. Hareket odaklıdır ve bu bağlamda dikkat eksikliği katlanarak artmaktadır. Umursamazlığı ve hoyratlığıyla çevresindekileri rahatsız etme derecesine varabilir. Kadınlarda alışveriş çılgınlığı, erkeklerde mantıklı olsun veya olmasın ticari girişimler burada görünür. Mani döneminde halüsinatif etkiler de çokça hissedilir. Kişi evde kimse yokken birilerini görebilir, mutlak bir seste sadece kendisinin duyabildiği sesleri dinleyebilir. Mani dönem, hastalığın çok daha riskli ve ele avuca gelmez kısmıdır. Depresyon dönemi, mani döneme göre daha uzun sürelidir. Mani dönemden depresif döneme geçişte hasta ruhsal ve zihinsel olarak epey zorlanır ve yıpranır. Çünkü; geçiş sinsidir ve çok hızlıdır. Depresyon döneminde kişinin iyimserliği dibe çekilir. Kaygı verici düşünceler ve umutsuzluk had safhaya varır. İstemli asosyallik baş gösterir. Kişi bazen günlerce evinden dışarıya tek bir adım atmaz. Arkadaş çevresiyle görüşme aralıkları giderek artar. Kişi kendini o kadar mutsuz hisseder ki kimseyi yanında istemez. Mani döneminde ifade ve iddia ettiği her şeyin tam zıttını düşünür. Bu tür içte dönen bir dengesizlik yine içte patlar ve iç sıkıntısına yol açar. Depresyon dönemi, 6 ay kesintisiz sürebilir ve sürenin uzunluğu bakımından hastada derin izler bırakır. Depresyon dönemini en tehlikeli ve zorlayıcı kılan ise intihar düşüncesidir. Kişi bu dönemde intihar girişimlerine yeltenebilir. O nedenle depresyon döneminde hem tıbbi hem çevresel destek arttırılmalıdır. Mani dönemin aksine kişi kendini sürekli yorgun hisseder ve uyumak ister. Ancak o kadar istemesine rağmen uyku sorunları kendini gösterir. "Uyuyamayacak kadar yorgun olma" durumu bu döneme ait bir söylemdir. Kişi kendini hiçbir sebep görmeden değersiz hissedebilir. Televizyonda gördüğü bir haberden dolayı bile kendini sorumlu hissedebilir. Suçluluk hissi artarak devam eder. Depresyon döneminin de mani döneminin de kendine ait zorlukları vardır. Manik depresif hastalarında nelere dikkat edilmelidir?  
  • Belirtileri görüldüğü anda ya da ilk şüphede tıbbi destek almak adına kişi, bir uzmana görünmelidir.
  • Uzmanın gözetimi altında manik depresif ilaçları desteği almalıdır. 
  • Doktor reçetesiyle verilen ilaçlar ve anti-depresanlar önerilen takvime göre alınmalıdır.
  • Hastanın kendi isteğine göre ilaçları çok alması ya da ihmal etmesi çeşitli komplikasyonlar doğuracaktır.
  • Bu nedenle hastanın ilaçlarını düzenli alması denetlenmeli, gerekirse birinci elden sağlanmalıdır.
  • Kişi, yalnız bırakılmamalıdır.
  • Manik depresif çok hassas ve ince bir hastalıktır.
  • Bu yüzden söz konusu kişinin ailesi, arkadaşları ve yakın çevresi mümkün olduğunda hastanın yanında olmalı, ona ihtiyacı olan sevgi ve ilgiyi göstermelidir.
  • Halüsinatif etkilerden kaçınmak adına hastanın hayal gücünü tetikleyecek film ve kitaplardan kaçınılmalıdır.
  • Birçok psikiyatrist, hastalarına az film izleme ve kitap okuma konusunda telkinler yapmaktadır.
  • Sportif aktiviteler, kır gezmeleri ve aile toplantıları gibi kafa dağıtıcı etkinlikler düzenlenmelidir.
  • Bu hastalık biyoloji kaynaklı nörolojik bir hastalıktır.
  • Tedavisi ne tam ilaçla, ne de saf iyi niyetle geçmektedir.
  • Yine de ana destek ilaçlardan gelmektedir.
  • Manik depresif tedavisinde kullanılan ilaçlar, gelecek olan atakların önünü kesmeyi ya da atakların etkisini en aza indirmeyi amaçlar.
  • İlaç tedavisinin yanında sosyal destek, aile bağları gibi etkenler de hastaya büyük destek vermektedir.
  Hastalığın önlenmesinde belirlenmiş 2 mani tedavisi modeli mevcuttur: Akut tedavi:  
  • Akut, kelime anlamı itibariyle hastalığın en yüksek seviyesine taşındığı anlamına gelir.
  • Burada güdülen amaç; hastalığın etkilerini minimum seviyede tutmaktır.
  • Atak gelmiştir ve yapılacak olan yegane şey, süreci mümkün olduğunca az hasarla kapatmaktır.
  Koruyucu tedavi:  
  • Adından da anlaşılacağı gibi hastaya atak gelmeden önce uygulanan tedavidir.
  • Akut tedaviye göre erken teşhis ve erken müdahale açısından çok daha verimli bir sürece gebedir.
  Her 100 kişiden 1 veya 2 kişide manik depresif belirtileri görülür. Bu kadar yaygın olan bu hastalıkta hastanın kendisi ya da yakını olarak umudumuzu hiçbir zaman kaybetmemeliyiz.

CEVAP VER