Mevlana’nın Hoşgörü İle İlgili Hikayeleri

Mevlana, fikirlerini anlatırken hikayelerle olayları anlatmış ve bu hikayeleri Mesnevi adlı eserinde toplanmıştır.

Bu yazımızda bu Mevlana hikayelerden birkaçını sizlerle paylaşıyoruz.

Mevlana ile ilgili kısa hikayeler listemizin ilkinde şu hikaye yer alıyor;

  • Günlerden bir gün Mevlana hazretlerinin “Ben yetmiş üç milletle yani bütün dinlerle beraberim” dediğini işiten ve bunu hazmedemeyen Kadı Sıraceddin, bilgin şahıslardan birini Mevlana’ya yollamış. Bilgini sıkı sıkı tembihlemiş: "Mevlana’ya git ve herkesin arasında sor. Bu sözleri söylemiş mi söyleyememiş mi? Eğer ki söylemiş ise ona hakaret et." Bilgin söyleneni yapar ve dergaha gider. Mevlana’ya herkesin içinde: “Ben yetmiş üç milletle beraberim demişsin bu doğru mudur" diye sorar. Mevlana da: “Evet, hala da söylüyorum” der. Bilgin Mevlana’ya hakaret etmeye başlar. Mevlana gülerek: “Ben; işte bu söylediklerinle de beraberim” diye cevap verir.

Diğer bir hikayemizde şöyle:

  • Bir gün iki kişi yolda kavga ediyormuş. Bunlardan birisi demiş ki: "Ben öyle bir insanım ki eğer ki bana bir tek laf edersen bin tane laf işitirsin." Bu sözü işiten Mevlana, hemen yanlarına giderek o adama: “Ne diyeceksen bana de! benimle kavga et, ben de öyle bir adamım ki bana bin laf söylesen bir laf duyamazsın.” Bu lafın ardından bin laf söyleyebileceği için gururlanan adam tek bir kelime bile söyleyemiyor. Ardından Hz. Mevlana’ya saygı gösterip barışıyorlar.

Diğer hikayelerimiz ise şöyle:

  • Hz. Mevlana bir gün mahallenin birinden geçmekteydi. Oyun oynayan çocuklar Mevlana’yı gördü ve hemen oyununu bırakıp hepsi birlikte başlarını yere koydular. Mevlana da dönüp hemen çocuklara secde etti. Sadece çocuklardan bir tanesi uzakta duruyordu. Bu çocuk dönüp Mevlana’ya “dur bekle” diye seslendi. Ve Mevlana çocuk gelene dek bekledi.
  • Bir gün Mevlana herkesi kötüleyen bir şahıstan dert yanan bir dostuna bu işin ne kadar kötü olduğunu söyleyerek şöyle devam etti: “Bir insan dünyayı zapt edebilir fakat ağzını zapt edemez."
  • Mevlana hazretleri sürekli süslü kıyafetler giyen bir yakınının kulağına eğilip şunları söyler: “Allah sizin elbiselerinize, ellerinize bakmaz; yüreğinize ve etlerinize bakar. Sen de çalış ki elbise senin ile tanınsın, sen elbise ile değil." der.
  • Bir gün Mevlana’nın evinde ocak yapmakla uğraşan Rum Usta’ya birisi şöyle dedi: “Neden Müslüman olmuyorsun, dinlerin en güzeli İslam’dır." Rum Usta da şöyle cevap verir. "Elli yıla yakın zamandır Hz. İsa’nın dinindeyim ve dinimi bırakırsam ondan utanıyor ve korkuyorum." Bu esnada yanlarına gelen ve konuşmaları duyan Mevlana: “İmanın sırrı korkudur.” der ve devam eder “Her kim ki Allah’tan korkuyorsa o kişi Hristiyan da olsa bir din sahibidir, dinsiz değildir.” der.

CEVAP VER