Oruç Tutmanın Faziletleri Nelerdir

İslam'ın şartları arasında yer alır oruç tutmak...

Hicretten 1,5 yıl sonra Şubat 624 yılında yani Şaban ayında Bedir savaşından önce Medine’de farz kılınmıştır.

Oruç tutmanın farz olduğu Bakara suresinde belirtilmiş ve yüce Allah (c.c) şöyle demiştir: “Ey Müminler! Kötülüklerden ve haramlardan korunmanız için oruç tutmak, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı."

Bakara suresinde orucun Ramazan ayında tutulacağı açıkça ifade edilmiştir.

Orucun faziletleri nelerdir?

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v), birçok hadisinde oruç tutma ve faziletlerini anlatmıştır.

Gerçek ve içten bir imanla Allah’ın sevgisini kazanmak için Ramazan ayı içinde oruç tutan kimsenin günahlarının affedileceğini, cennette yüksek derecelerle şerefleneceklerini haber vermiştir.

Ramazan ayında farz olunan oruç tutulunca Allah'ın rızası kazanılır ve günahlar bağışlanır.

Ramazan orucunun faziletleri arasında kişiyi kötülüklerden ve günahlardan korumak için bir kalkan görevi görmesi de yer alır.

Orucun diğer ibadetlerden farkı gösteriş yapma ihtimalinin olmamasıdır.

İbadet Allah ile kul arasındadır.

Kişi, orucunun samimiyetini herkesten saklayabilir fakat Allah'tan saklayamaz.

Oruç, nefsin gıdasını kesmedikçe şehveti ve ihtirasları terk etmez.

Nefsin gıdasını kesmek ise sadece oruç ile olur.

Oruç, insana sabrı öğretir.

Aynı zamanda kişinin, uzun süre aç ve susuz kalmaya çalışmasıyla iradesi güçlenir.

Oruç tutmak yüce Rabbimizin insanlara verdiği nimetlere karşı teşekkür etmektir.

Kuran-ı Kerimde şöyle belirtilmiştir: “Her şeyin bir zekatı vardır. Oruç da bedenin zekatıdır, sabrın yarısıdır." (19)

Oruç ibadetinin kişiye ve topluma kazandırdıkları sınırsızdır.

Peygamberimiz (s.a.v) bir hadisinde şöyle söylemiştir: “Canım elinde bulunan yüce Allah’a yemin ederim ki; oruç tutan kişideki ağız kokusu Allah'ın yanında misk kokusundan daha hoş gelir."

Zaten yüce Rabbimiz (c.c) ayetinde şöyle buyurmaktadır: Oruçlu; yemesini, içmesini ve şehvetini yalnızca benim için terk eyliyor, bu yüzden onun mükafatını ben vereceğim, iyiliğin karşılığı ise on mislidir.” demiştir.

Yüce Rabbimiz oruç tutanlar için cennette özel bir kapı vermiştir.

Cennetteki sekiz kapıdan bir tanesi oruç tutanlar için tahsis edilmiştir.

Yine Peygamberimiz (s.a.v) bir hadisinde: “Eğer ki ümmetim Ramazan orucunun değerini idrak edebilse, kendisine maddi ve manevi kazandıracaklarını anlayabilse yılın tüm aylarının Ramazan ayı olmasını isterdi."

Yüce Rabbimiz Bakara suresinin 183-184. ayetinde: “Şayet bilirseniz zorluğa rağmen oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” diye buyurmuştur.

Orucun asıl hikmeti, kişinin Allah'ın emrine boyun eğerek kulluk zevkini tatması, ruhunu yalandan ve günahtan temizleyerek imanı ve iradeyi arttırması ve kendini Allah'ın korumasına bırakmak için nefsi ile mücadele etmesidir.

Ramazan ayında tutulan oruç, kalp kıracak söz ve kaba hareketlerden, öfke ile bağırmaktan, dinimizin hoş karşılamadığı tüm kötülüklerden korur.

Oruç sayesinde bu güzel huyları kazanan kişi iyi bir kul makamına yükselir, toplum içinde de iyi bir insan haline gelir.

Bu dönüşüm orucun faziletlerinden biridir.

CEVAP VER