Türk Atasözleri ve Genel Özellikleri


Atasözleri geçmişteki atalarımızın sosyal yaşantımızı denemelere dayalı olarak eleştiri, öğüt, genel kural biçiminde yorumlayan özlü sözleridir. 

Bu sözler törelere, geleneklere, tecrübelere, zeka ve gerçeğe dayanır.

Her birinde bir yaşanmışlık izi, bir tecrübenin dayanağı mevcuttur.

Eğitici ve öğreticidirler.

Genellikle mecazi bir anlam taşırlar.

Anonimdirler ve bu nedenle atasözü adını almışlardır.

Yazılı değil sözlü edebiyatın parçasıdırlar ve dilden dile aktarılarak günümüze gelmişlerdir. 

Seci, cinas, tezat, akis, mübalağa gibi söz sanatlarıyla örülmüştür. 

Türk atasözleri en az iki kelimeden oluşmak zorundadır.

Kişiye özgü değil topluma özgüdür.

Yapılan her tespit, edinilen her çözümleme kişi bazlı değil toplum odaklıdır. 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi atasözleri kalıplaşmış söz öbekleridir.

Aynı anlama gelen bir kelime de olsa, var olan kelimenin yerine kullanılamaz.

‘’Aç Köpek Fırın Yakar’’ atasözü ‘’Aç İt Fırın Yakar’’ şeklinde kullanılamaz.

İt ve köpek aynı anlama gelse bile atasözleri kalıplar halindedir ve bozulamaz. 

Atasözleri devir ve coğrafya farklılıkları gözetilmeksizin günümüze gelmiştir.

Bu nedenle anlam bakımından birbirine tamamen zıt ve çelişkili atasözlerimiz de mevcuttur. 

Örneğin: 

  • İyi insan lafının üzerine gelir / İti an çomağı hazırla 
  • Ava giden avlanır / Atın ölümü arpadan olsun 
  • Eğri otur doğru söyle / Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar 
  • İki gönül bir olunca samanlık seyran olur / İki çıplak bir hamama yakışır 
  • Kervan yolda düzelir / Balık baştan kokar 
  • Harama uçkur çözülmez / Güzele bakmak sevaptır 
  • Fazla mal göz çıkarmaz / Azıcık aşım ağrısız başım 

Bazı atasözlerimiz düpedüz çelişkili olsa da, hem verdikleri mesaj hem de sosyokültürel açıdan kıymetleri bilinmelidir.

Türk atasözleri Türklerin, bu coğrafyanın, çağlar boyu tarihimizin özeti niteliğindedir ve muhafaza edilmelidir.

CEVAP VER