Türk Sinemasında Cüneyt Arkın


Aktörlüğün yanında asıl mesleği doktorluk olan Cüneyt Arkın, aynı zamanda resim ve şiir gibi sanat dallarında da çeşitli çalışmalar yapmıştır.

Gerçek adı Fahrettin Cüreklibatur olan sanatçının doğum yeri ise Eskişehir’dir.

Türk sinemasında polisiyeden drama, tarihi filmlerden aksiyona, fantastik sinemadan bilimkurguya, sosyal içerikli filmlere kadar hemen hemen türde oynadığı başarılı rollerle belki de sinemamızda her türlü rolün altından başarıyla kalkmış birkaç aktörden bir tanesidir.

Kimi zaman Fatih’in fedaisi Kara Murat olup kale surlarından atlayarak bir imparatorluğun güçlü askeri, kimi zaman uzayda dünyayı tehdit eden düşmanlarla savaşan bir kahraman, kimi zaman bozuk düzene karşı tek başına mücadele veren Vatandaş Rıza, kimi zaman kirli işlere karşı savaşan bir polis, kimi zamansa kadınların peşinden koştuğu bir işadamı…

Ama her şeyden önce uzun bir dönemde sinema tarihine damga vurarak birkaç kuşağın birden hatıralarında unutulmaz bir yer edindi ve Türk sinemasının en önemli isimlerden birisi oldu.

Dostlukları Arkın’ın tıp öğrencisi olduğu yıllara dayanan Cemal Süreyya aktörü tarif ederken şöyle diyordu: “Onu Halit Refiğ’le farklı yabancı aktörlere benzetiyorduk. Fakat taklitçi bir aktör değil Arkın. Benzer ama taklit etmez.

Cüneyt arkın gerçekten de taklit etmezdi, dublör kullanmazdı.

Bir dönem kartpostalların, posterlerin duvarları süslediği yıllarda, yabancı aktörlerin önüne geçerek genç kuşağın odalarında, hayallerinde yer almayı başarmıştı.

Tarihi filmlerde oynadığı çok hareketli roller için bir yaz boyunca Medrano Sirki’nde bedava çalışmış ve parende atmayı, hareket olaylarını öğrenmiş ve geliştirmişti.

Her şeyden önce mesleğine ve izleyicisine sonsuz saygısı olan aktör, Türk sineması adına yaptığı fedakarlıklarla her zaman saygı görmeyi hak eden bir performans göstermiştir.

Yapmış olduğu farklı denemelerle zaman zaman eleştirilere uğramıştır.

Hatta bazı kesimler tarafından alay konusu olmuş ama hoşgörüsünü asla kaybetmeden eleştirilere karşı her zaman imkanlar dahilinde gerçekleştirdiği denemelerin günümüz sinemasına ışık tuttuğunu anlatma çabasını sürdürmüştür.

Cüneyt Arkın, bugünün imkanları ile sinemaya giriş yapmış olsaydı, sinemamızın çağ atlamasını sağlayacak bir altyapının temel taşı olur ve sadece Türk sinemasının değil, Dünya sinemasının da en başarılı isimlerinden biri olarak anılırdı.

CEVAP VER