YDS’ye (Yabancı Dil Sınavı) Nasıl Hazırlanılır


Üniversiteyi binbir emekle bitirip bir işe girmek istesen tokat gibi karşında buluyorsun o soruyu; ’’ İngilizceniz ne seviyede?’'.

Bakın altını çizmek istiyorum, kimse size ‘’İngilizce biliyor musunuz?’’ diye sormuyor bile.

Bugün sizinle paylaşmak istediğim nokta üniversitede kariyer yapmak istiyor fakat YDS engeline takılıyorsanız bunu aşmak adına bazı ipuçları vererek size yardımcı olabilmek.

Şimdi hazırsanız kalemi kağıdı alın ve dikkatle okuyun efenim..

Hocam nerden başlamalıyım?

Belki de en sık duyduğum sorulardan birisi bu. Çünkü başlamak işin yarısı. Size şunu öneririm; doğru kaynakları alın.

Evet piyasada binlerce kaynak var ve emin olun çok da ucuz değiller.

Hepsi işe yarıyor mu?

Burada biraz önemli olan kişinin altyapısı ve öğrenme tarzı bence.

Çünkü elbette iyi bir gramer şart ama bir o kadar da kelime bilgisi şart, üzerine de bir parça okuma metni ve test tekniği ekledik mi tadından yenmez bir iş çıkar ortaya.

Eğer siz sağlam bir dilbilgisi altyapısına sahipseniz zaten orta düzey bir gramer kitabı işinizi görecektir.

O zaman çokça okuma ve bolca kelime bilgisi öğrenmeye yönlenin derim.

Ama temelim de yok, derseniz o zaman sağlam bir dilbilgisi kitabı şart.

Ben size herhangi bir kursa gitmeden evde uygulayabileceğiniz şeyleri anlatmak istedim.

Mesela bazı kitaplar arkada kelime fihristi oluşturmuş.

Örneğin; bağlaçlar konusunu işlerken farklı bir bağlaçla karşılaştınız ve hiçbir fikriniz yok, açıyorsunuz arkadaki kelime fihristini ve kitapta o kelimenin geçtiği her sayfanın numarasıyla karşılaşıyorsunuz.

Bu size ne sağlar?

Pratik bir şekilde o konuyu pekiştirmeyi. Dilbilgisi kitabı alacaksanız bu tarz alın derim. Kelime bilgisi içinse YDS’de sıkça çıkan kelimeler tarzı bir kitap edinmenizi ya da netten indirip ezberlemenizi.

Tabii sonra testlerle bir güzel kendinizi denemeniz şart.

Ne kadar çok soru o kadar pekiştirme demek.

Altın vuruşu söylüyorum; geçmiş yıllarda çıkan soruları mutlaka çözün. 

Kitapları aldık, peki şimdi?

Sonrası iyilik güzellik sevgili okuyucu.

Yolu yarıladınız diyebilirim. İpucunuz geliyor; cümlede kullanın.

Çünkü ancak kullandığınız ve hayatına dahil ettiğiniz şeyi unutmazsınız.

Tamam kelimeleri küçük kağıtlara yaz evin her bir yanına as ve arada bak, o da olur.

Olmadı kelime kartı al kendine ve yolda ya da bir boşlukta aç oku, ona da eyvallah.

Kelime kutusu yaptım kendime ona çalışıyorum, diyene de aferin.

Bu noktada bolca İngilizce  film izlemenizi ve de müzik dinlemeniz gerektiğini de ekleyeyim.

En azından daha eğlenceli ve daha akılda kalıcı bir yöntem.

Bir polisiye dizisinden tonla kelime öğrendim mesela ve başka bir yerde geçse o kelime yine o dizideki bir sahnede buluyorum kendimi.

Gizil öğrenme denen hadise burada devreye giriyor sanırım.

Yani hepimizin bu kadar güncel şarkıları ezbere bilmemize sebep olan şey aslında ona maruz kalmak.

Evde salata yaparken bile açın bir İngilizce şarkı ya da haber kanalı.

Sonra sınavda nedenini bilmeseniz ve açıklayamasanız bile beyniniz size diyor ki ‘’A şıkkı kulağa hoş gelmiyor onu yapma canım, bence sen C’yi bir düşün.’’

Mümkün olduğunca öğrendiğiniz kelimeyi kullanın.

Bu sınav asla sizin konuşma ve yazma becerinizi ölçmüyor ama kullandığınız müddetçe dile hakim olduğunuz da bir gerçek aklından çıkarmayın.

Kelime de tamam..

Bu sınavın büyük çoğunluğu gramer ve kelime bilgisine dayanırken baya büyükçe bir kısmı da İngilizce anlama yeteneğini ölçmeye dayanıyor.

Ve emin olun o uzun metinlerde yanlışa düşenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çok..

Evvela alın küçük seviyelerde kitaplar okuyun, levelları sonra yavaş yavaş yükseltin.

Açın internetten İngilizce dergi, gazete okuyun.

İlgi alanınız olan ve sıkılmadığınız konularda okuyun bence başta, sonra konuları çeşitlendirebilirsiniz.

Bu noktada herkesin düştüğü ama sizin asla yapmamanız gerekeni söylüyorum: sözlükle okumak. İpucunuz geliyor; sözlüğü kenara bırak sevgili okuyucu.

Yahu her kelimede zırt pırt açıp kelimenin anlamına mı bakılır?

Sen o esnada az evvel ne okuduğunu da unutur, hızını baltalarsın.

Çok sıkıştın, kilit bir kelime geçiyor e tabii ona bakabilirsin.

Ama evvela konuyu şöyle bir kaba hatlarıyla anlamak ve o kelimenin anlamını parçadan çıkarmak daha çok işinize yarayacak.

Sonra vakit bulursanız bir daha okuyun aynı şeyi ve sözlük açmadığınız halde nasıl kelimeleri tanıyabildiğinize şaşırın.

Okumak şart azizim, hele böylesi zamanla yarışılan sınavlarda fazlaca şart.

Ha böyle dedik diye sözlüğü toptan bırakmak da yok! En afilli sözlüğü alın (İngilizceden İngilizceye olması tercih sebebi) sevin onu.

Hem okudum hem de yazdım, sonra?

Yalan dünyadan bezmeden size son sırrımı vereyim; birkaç test tekniği öğrenin.

Şöyle ki mesela paragraf sorularına asla koca paragrafı baştan sona okuyup sonra sorularında ne soruyorlarmış onu okuyup sonra da geri dönüp o koca paragrafı tekrar okumak suretiyle başlamayın.

Öyle yapsak ne olur?

Zamanla yarıştığınız bir sınavda koca beş dakikayı yersiniz.

Önce sorularda ne isteniyor bir bakın ve gerekirse anahtar kelimelerin altını çizin sonra direkt o soruların cevaplarını arayın yukarıda.

Zaman ifadelerini iyi öğrenin.

Bağlaçlara aman dikkat!

Akışı bozan cümleyi bulurken ya da diyalog sorularında bağlaçlar sizin en iyi dostunuzdur unutmayın.

Farklı teknikleri öğrenin ve uygulayın.

Testimi de çözdüm, tekniğim de şekil..

O vakit annenizden aldığınız okunmuş su ve benden aldığınız ipuçlarıyla bu işi yapacaksınız demektir.

Hepinize güveniyor yine de ‘’Good luck!’’ diye şans dilemeyi de ihmal etmiyorum sevgili okuyucu.

C u.

CEVAP VER