Hz. Mevlana Kimdir, Hayatı ve Eserleri

İslam aleminin hürmet göstermek için önemli şahısların isimlerinin önüne konan “Mevlana” yani Efendimiz” lakabı Mevlana Celaleddin Muhammed ile özel bir ad haline dönüşmüştür.

Anadolu ve çevresinde “Hz. Mevlana, Hz. Pir" gibi hitaplar daha çok kullanılmıştır.

Mevlana çocukluk yılları hariç hayatını eski ismiyle “Diyar-ı Rum” bölgesinin Konya beldesinde yaşadığı için “Rumi” sıfatıyla hatırlanmıştır.

Yaşadığı dönemde “Bilginleri Sultanı” namını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahaeddin Veled Mevlana’nın babasıdır.

Belh kentinin ileri gelen kişilerindendir.

Annesi Mümine Hatun Belh Emiri Rükneddin’in kızıdır.

Babası Bahaeddin Veled, birtakım siyasi hadiseler ve Moğol saldırıları sebebiyle Belh’den ayrılmak durumunda kalmıştır.

1222 yılında Karaman’a gelmişler ve bu yörede 7 yıl kadar kalmışlardır.

Mevlana 1225 yılında Karaman’da Şerefeddin Lala’nın kızı Gevher Hatunla evlenmiştir.

Mevlana’nın Sultan Veled ve Alaeddin Çelebi isminde iki oğlu olmuştur.

Yıllardan sonra eşi Gevher Hatun vefat etmiş, Mevlana ise bir çocuk sahibi olan dul Kerra Hatun ile yeniden evlenmiştir.

Bu evlilikten Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı oğulları ile Melike Hatun isimli kızı olmuştur.

O dönemin sultanı olan Alaeddin Keykubat, Mevlana’nın babasını Karaman’dan Konya’ya davet eder ve Konya’ya yerleşmelerini ister.

Bahaeddin Veled Sultanın teklifini kabul eder ve Konya’ya 3 Mayıs 1228 yılında tüm ailesi ve ahbapları ile yerleşirler.

Sultanü’l- Ulema Konya’da 12 Ocak 1231 tarihinde vefat etmiş ve Selçuklu sarayının gül bahçesine defnedilmiştir.

Günümüzde ise müze olarak kullanılan Konya’da bulunan Mevlana Dergahına defnolunmuştur.

Sultanül-Ulema öldüğünde müritleri ve talebeleri Hz. Mevlana’nın etrafında toplanmışlar ve onun babasının varisi olduğunu söylemişler.

Mevlana’nın büyük ilmi vardı ve İplikçe Medresesinde sohbetler yapıyordu.

Mevlana 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizi ile bir araya geldi.

Bu birliktelik sonrasında Mevlananın hayatı ve düşünceleri değişti.

Mevlana’ya göre Şems’te mutlak kemalin varlığı vardı ve cemalinde de Allah’ın nurlarını onda görmüştü.

Uzun süre bir odaya kapanırlar ve saatlerce çıkmazlardır.

Şems Tebrizi Mevlana’ya ilahi aşkı göstermiştir.

Fakat bu vuslat uzun sürmedi ve Şems aniden öldü.

Mevlana Şems’in ölümüne çok üzüldü ve uzun yıllar boyunca inzivaya çekildi.

Şems’in yerini kimse dolduramadı.

Hz. Mevlana 17 Aralık 1273 yılının pazar gününde Konya’da yaşamını yitirdi.

Mevlana ölmeden önce cenaze namazını Sadreddin Konevi’nin kıldırmasını ister.

Fakat Konevi Mevlana’nın vefatına dayanamaz ve cenazede bayılır.

Bu yüzden cenaze namazı Kadı Sıraceddin tarafından kılındı.

Mevlana ölüm gününü yeniden doğuş düğün gecesi olarak kabul ediyordu.

O öldüğü zamanı sevgiliye kavuşma zamanı olarak görüyordu.

Bu yüzden “Ölüm gecem düğün gecemdir, arkamdan kimse ah edip ağlamasın." demiştir.

O zamandan beri Mevlana’nın ölüm gününe gelin gecesi yani “Şeb-i Arûs” denmektedir.

Mevlana, hayatını “hamdım, piştim, yandım” diye özetler.

Mevlana’nın en önemli iki eseri olan Mesnevi ve divan-ı Kebir’dir ve manzum şeklinde yazılmıştır.

Diğer eserleri Mektubat, Fi hi ma hif, Mecalis’i Seb’a ‘dır.

Ayrıca Mevlana’nın şiirleri de bulunmaktadır.

Mevlana anlayışı sadece ülkemize değil tüm dünyaya ulaşmıştır.

CEVAP VER