Sanatın Çocuklar Üzerindeki İnanılmaz Etkisi


Sanatla iç içe olan çocuklar daha özgüven sahibi oluyorlar.

Ergenlik dönemine kadar bol sanatla uğraşan çocuklar kendilerini çok daha rahat ifade edebiliyor.

Daha yaratıcı ve olaylara çözüm odaklı bakarak, ergenlik dönemine daha rahat bir geçiş yapıyorlar.

Sanata çocukların, sözler olmadan kendilerini anlatma biçimleri olarak da bakılabilir. 

Uğraştığı sanat alanından yola çıkarak çocukların ruh halleri ve karakterleriyle ilgili bilgilere de ulaşılabilir. 

Örneğin; plastik sanatlarla ilgilenen çocukların yaptığı eserlerden, ‘pratik çözümler üreten bir çocuk mu, stres altında bir çocuk mu, hızlı çalışan ya da dikkatli çalışan bir çocuk mu’ bu sonuçlara ulaşılabilir. 

Sanat dalları çocukların güvenliği açısından bir sorun teşkil etmiyorsa 2 yaşından itibaren çocuklar sanatla tanıştırılmalıdır. 

Anne babaların, çocukların sanatsal üretimlerini desteklemesi gerekiyor.

Çocuklara duvara resim yaptı diye kızmak yerine, onlara özgür olabilecekleri bir alan yaratılması gerekir.

Odalarında bir özgürlük duvarı yapabilirler.

Sanatın her dalının çocuğun dünyasına etkisi oldukça fazladır. 

Sanat, çocukların kendilerini tanımasına yardımcı olur.

Bakış açılarının farklılaşmasını sağlar.

Sanat, çocukların zihinsel ruhsal ve fiziksel sağlığını olumlu biçimde etkiler.

Duygusal zekası, sosyal becerileri, hayal dünyası ve en önemlisi özgüveni gelişir.

Sanatla tanışan çocuklar duygularını daha rahat ifade eder. 

Çocukluk dönemindeki sanat üretimi bir ihtiyaç halidir.

Bu noktada çocuğa yapılan yorumlar ve ‘renk değil, bu renk olması gerekir’ gibi büyüklerin dünyasından gelen kalıplamalar, çocuğun bütün hayatı boyunca sanatla olan ilişkisine ve beğenilme kaygısına zarar verebilir.

Sanatta güzel çirkin veya doğru yanlış gibi bir şey yoktur.  

Sanatın çocuklarla birleşen bir noktası da budur.

Bu yüzden anne babaların, çirkin ya da yanlış olmuş gibi yorumlardan kaçınmaları gerekir.


CEVAP VER