Karne Korkusuyla Nasıl Baş Edilmeli

Karne zamanı kimi öğrenciler için mutlu ve heyecan dolu iken kimisi için de korkulu ve endişeli bir bekleyiş halini alabiliyor.

Daha da fazlası intihar edenler, evden kaçanlar ya da hileli karnelere başvuranlar olabiliyor.

Özellikle baskıcı, mükemmeliyetçi ve sert ailelerde zayıf karne korkusu diğer ailelere göre daha yoğun olduğu için istenmeyen olaylar bu ailelerde daha sık yaşanmaktadır.

Bu gibi durumları yaşamak istemiyorsanız unutmamanız gereken en önemli şey anne babanın çocuğa yaklaşımı ile bu durumu sizin belirlediğinizdir.

Her okul karnesi zamanında başarısızlık sebebiyle psikiyatriste başvuran öğrencilerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

Bu çocuklardaki başarısızlıkların nedenlerine bakıldığında ailedeki iletişim bozuklukları, anne ve babanın çocuğun kapasitesinin üzerinde beklentilerinin olması ön plana çıkıyor.

Karnenin gerçek amacı çocuğun başarısından çok birtakım eksikliklerinin olduğunu gösterip, öğrenciyi ve veliyi uyarmaktır.

Çocuğun ilgi, zeka ve yeteneklerinin göstergesi okulda aldığı karne değildir aslında. 

Einstein’ın 'zeka geriliği var' deyip okuldan kovulması buna en iyi örnektir.

Bakıldığında karne sadece öğrenciye verilen bir belge değildir.

Aynı zamanda aileye de verilen başarı ya da başarısızlık belgesidir.

Sadece ihtiyaçlarını karşılamak, ebeveynlerin sorumluluklarını yerine getirdiklerini göstermez.

Ebeveynlerin en önemli sorumluluğu yaşamı seven, insanları seven, sorumluluk sahibi ve hayata karşı özgüvenli çocuklar yetiştirmektir.

Ailelerin unutmaması gereken bir diğer nokta ise zayıf karne anne babanın başarısızlığıdır.

Aileler çocuklarının karne korkusunu yenmesi, üzücü davranışların oluşmaması ve şu anki başarısızlığın ilerideki senelerde başarıya dönmesi için karne zamanında bazı yaklaşımlarda bulunmalıdırlar.

Çocuğunuzun karnesiyle alakalı hislerinizi onun kişiliğini zedelemeden net bir şekilde anlatmalısınız.

Çocuğunuza başarılı olabilmesi için her zaman destek olacağınızı hissettirin.

Karnesi ister dünyanın en iyi karnesi olsun isterse de en kötü karnesi, yine de onu suçlayıp yargılamayın.

Espri de olsa başarısızlığını isim ya da lakap takarak yüzüne vurmayın.

Onu okuldan alıp işe vereceğiniz gibi tehditler savurmayın.

Eleştirip emir vermeyin.

Çocuklara kural koyarken dikkat edin.

Çocuğunuzu kardeşleri, arkadaşları veya komşularınızla sakın kıyaslamayın.

Herkes gibi onun da ayrı bir birey olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Onu arkadaşlarının ya da diğer kişilerin yanında kesinlikle eleştirmeyin.

Bu davranış onun özgüvenli bir çocuk olma psikolojisini zedeler.

Çocuğunuzla ceza, hakaret ve bağırma gibi davranışlarla iletişim kurmayın.

Onun karnesi ile ilgili anlatmak istediklerini dinleyin ve fikirlerine önem verdiğinizi hissettirin.

Çocuğunuzdan beklentilerinizi yumuşak bir ifade ile belirtin.

Karnesi zayıf dahi olsa ona kendisini affettirebilmesi için uygun bir yol gösterin.

Başarısızlıklarını gidermek için birlikte çözüm yolları arayın.

Çocuğunuzun karnesinde zayıf varsa bile yaz tatilini zehir etmeyin; eğlenmesine, dinlenmesine fırsat verirken çocukların öğrenme hevesini arttırmak adına programlar da yapın.

Aynı zamanda evdeki sorumluluk bilincini geliştirmek ve eksikliklerini tamamlamak için onunla uygun bir plan yapın ve mutlaka uygulayın.

Çocuğunuza, karnesinin zayıf gelmesinin ona olan sevginizden bir şey eksiltmediğini ve her zaman onun arkasında olacağınızı hissettirin.

Sonuçta ders notları çocukların gelecekte nasıl bir insan olacaklarının göstergesi değildir.

Çocuğunuzun hangi ders notu düşükse o ders ile ilgili başarısızlığı söz konusu olur.

CEVAP VER